‘Uncategorized’ Kategorisi için Arşiv

Eğitim Teknolojisi Seminerleri başladı..

Eylül 29, 2009

boy with ipod 2009-10 akademik yılın ilk Eğitim Teknolojisi semineri 28 Eylül 09 Pazartesi günü yapıldı. Konusu:

ÖĞRENCİLERİMİZİN KULLANDIĞI YAZILIMLAR

Bölüm ve zümre başkanları ile  eğitime destek birimlerin yöneticilerinin katıldığı seminerin amacı, bilgisayar derslerinin başladığı en küçük sınıftan en üst sınıfa kadar öğrencilerimizin kullanmayı öğrendikleri yazılım, ortam ve araçları öğretmenlerimize tanıtmaktı. Hedefimiz öğretmenlerin bu bilgi ile, öğrenim/öğretim ortamlarında teknolojiyi kullanırken öğrencilerden daha isabetli taleplerde bulunabilmelerine ve öğrenim etkinliklerini daha etkin biçimde planlayabilmelerine katkıda bulunmak.

Sunuyu yapan bilgisayar öğretmeni ve bölüm başkanı Dilara Vardar’a ve bütün katılımcılara teşekkür ederiz.. Sunuda ilginizi çeken yazılımları incelemek ve diğer sorularınız için lütfen bize başvurunuz..

Sunuyu görmek için: Bilgisayar Derslerinde .

“Mesele aslında siyasi”

Eylül 24, 2009

090923-myspace-lasft-fm-HL.hlargeİnternet hukuku uzmanı Doç. Dr. Yaman Akdeniz’e göre MySpace, last.fm gibi uluslararası platformlara kolayca erişim engeli koyma uygulamasının geri planında, “okuyacağınız, izleyeceğiniz herşeye biz karar veririz” anlayışında bir siyasi tavır bulunuyor.

http://www.ntvmsnbc.com/id/25002872/

Eğitim Teknolojisi bölümüne yeni katılım..

Eylül 24, 2009

yusuf2Eğitim Teknolojisi Bölümümüze bu akademik yılın başında katılan Yusuf Reyhani‘yi sizlere tanıtmak isterim. Yusuf, Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü mezunu.

İleri seviyede Office Uygulamaları  ( Word, Excel, Power Point ), C# , VB.NET,  ASP.NET,  Windows Forms Uygulamaları ve Veritabanı tasarımı(SQL) donanımına sahip.

Flash ile hazırlanmış öğretim programları hazırlama deneyimlerine ve ODTÜ bağlantılı İLKYAR Öğretmen Profesyonel Gelişimi programlarından birikimlere sahip.

Bölümümüz ve okulumuz için değerli katkıları olacağına inanıyor ve kendisine başarılar diliyoruz.

Fulya Sarı

Bilişim Dergisi artık sanal ortamda ..

Eylül 14, 2009

bilisim dergisi

Değerli Bilişimciler ve Değerli Okuyucularımız,

Derneğimizin kurulduğu günden bu yana aralıksız otuz sekiz yıldır
basılı ortamda yayımladığı Bilişim Dergisi yeni bir yaklaşımla Agustos
2009 da sayısal ortamda sizlerle buluşmaktadır.
Dergimiz, bugüne kadar bilişim kültürüne katkı verenlerle bilişim
kültürüne ilgi duyanlar arasında bir köprü olmuştur.
Türkiye Bilişim Derneği olarak daha fazla okuyucuya ulaşmak ve doğayı
korumaya biraz da olsa katkıda bulunmak için dergimizi sayısal ortamda
sürdürme kararı aldık. Yayın Kurulumuzun özverili çabalarıyla oluşan
Bilişim Dergisinin 112. sayısını sizlerle paylaşmaktan mutluluk
duyuyoruz. Keyifle okuyacağınızı umduğumuz dergimize katkılarınızı ve
önerilerinizi bekliyoruz.

Saygılarımla.

Turhan Menteş
TBD Başkanı

Derginin linki: http://www.bilisimdergisi.org/

Nspire’dan ilham aldık..

Eylül 3, 2009

nspire Okur-yazarlık kavramının tamamen değiştiği bir yüzyılda yaşıyoruz. On yıl öncesine kadar üniversitelerde bulunmayan nanoteknoloji gibi bölümler göz önüne alındığında, eğitimciler olarak  öğrencileri henüz bilemediğimiz mesleklere hazırlıyoruz. Teknolojik gelişimin bu kadar hızlı yaşandığı bir çağda, öğrencilerin uzun süreli başarısı için, çok yönlü ve teknolojiyle entegre edilmiş bir eğitim kaçınılmaz oluyor.

Matematik bölümü olarak matematik ve eğitim dünyasındaki yenilikleri yakından takip ediyoruz ve derslerimizi bu yeniliklere adapte ediyoruz. Doğal olarak hesap makineleri bu adaptasyon sürecinin başında yer alıyor. Bundan önceki senelerde derslerimizde Texas Instruments’ın TI- 84 Plus makinelerini kullanıyorduk. 2007 yılında, Texas Instruments  TI-nspire modelini  çıkardı. Tabii bu makinenin distribütör aracılığıyla Türkiye’ye gelmesi biraz zaman aldı. Bu sene , pre-AP Matematik, AP Calculus AB, AP Calculus BC, Geometri ve Analitik Geometri derslerimizde kullanılmak üzere 41 tane siparişini verdiğimiz nspire’larımız geldi.

Peki bu nspire nedir ve ne yapar? Öncelikle TI-nspire’ı hesap makinesi olarak tanımlamak, mücidlerine haksızlık oluyor. TI-nspire başlı başına bir işletim sistemi. Simulasyondan animasyona matematikte gerekli her işlemi yapabiliyor. Ayrıca bu yapılan her şey nspirelar arası veya nspire bilgisayar arası paylaşılabiliyor. Böylece öğrencilerimiz, hem kavramları görsel olarak daha iyi algılayabilecek, hem de grup çalışmalarında elde ettikleri sonuçları aralarında daha verimli bir şekilde paylaşabilecekler.

Pre-AP derslerimiz erken başladığı için, öğrencilerimiz nspire’ları kullanmaya, onların deyimiyle “oyuncaklarıyla oynamaya” şimdiden başladılar. Umuyoruz ki, nspire, adı gibi, öğrencilerimizi matematik konusunda ‘inspirelayacaktır’(ilham verecektir).

Mine Doğucu – Matematik Bölümü

Apollo 11 uzay yolculuğunda hangi bilgisayarlar kullanılmıştı?

Temmuz 21, 2009

getAsset

Bugünün standartlarıyla NASA’nın Apollo 11 için kullandığı IT teknolojisi etkileyici gözükmeyebilir. Ancak bir hesap makinesinden bile daha güçlü olmayan o zamanın ‘yenilikçi’ bilgisayarların sayesinde astronotlar Dünya ve Ay arasında 365,000 km’yi katedebildiler ve güvenli bir şekilde geri döndüler.

Yazının devamı için apollo-11-the-computers-that-put-man-on-the-moon.htm

Miyazaki usta ABD’yi onurlandıracak..

Temmuz 9, 2009

09miya190Usta pek evinden ya da ülkesinden dışarı çıkmayı sevmez.. nasıl olduysa gidiyor..

LOS ANGELES — When the schedule of events for the 40th Comic-Con International fan convention is announced on Thursday, it is expected to include something quite rare, even for a gathering that has pretty much seen it all: an appearance by Hayao Miyazaki. Mr. Miyazaki, regarded by many as the world’s greatest maker of animated films, does not seem to crave publicity. He was a no-show at the Oscars in 2003, when his “Spirited Away” won for best animated feature.

09miya600

Yazının tamamı için:

http://www.nytimes.com/2009/07/09/movies/09miyazaki.html?hpw

sites.google.com’un yasaklanmasi nedeniyle INETD’nin yayinladigi bildirge

Temmuz 2, 2009

Türkiye Internet Yasaklarıyla Harakiri Yapıyor

Mustafa Akgül
İnternet Teknolojileri Derneği/ Bilkent Üniversitesi

Ülkemiz  İnterneti anlamamış, ondan korkan bir ruh haliyle, internetin çözümü kolay olmayan marjinal problemlerine odaklanıp, yasakçı bir refleksle adeta İnternetle Savaşıyor; İnternete kendi kurallarını empoze etmeye çalışıyor; ama sonuçta, en fazla zararı kendine veriyor; bir anlamda Harakiri yapıyor.  Düzenlemeler, yangından mal kaçırcasına, sivil toplumun çığlıkları gözardı edilerek yapıldığı için içinden çıkılamaz bir noktaya gelmiş durumda. İnternet ve Bilgi Toplumu konusundaki çok başlı dağınık yapı,  burada da kendini göstermekte; temel hukuk ilkeleri, anayasa ve uluslarası ilkeler ve adalet kavramlarına ters uygulamalar, herkesin gözönünde, ve bazıların alkışlarıyla devam ediyor. Hükümet, siyasal partiler, üniversiteler, ve toplum önderleri büyük ölçüde sorunu ya farketmiyor ya da görmezden geliyor. Sorunu çözmesi gerekenler,  yanıltıcı açıklamalar yapıyorlar. Ülkemiz Donkişot gibi  İnterneti düzenlemye çalışıyor; Devekuşu gibi istemediğimiz nesneleri yasakladığımızı düşünerek kendimizi kandırıyoruz, ve sonuçta Harakiri yapar gibi kendimize zarar veriyoruz.

İnternet, insanlığın yeni  toplum biçimi olan  Bilgi Toplumuna yol açan gelişmeleri temsil etmekte, bu değişimin taşıyıcısı ve önmodeli teknoloji ve yapılardan oluşmaktadır.  İnternet bilgiye ulaşmanın vazgeçilmez aracı olmanın ötesinde, temel iletişim, iş yapma, öğrenme, eğlenme, toplumsal katılım, siyaset, yönetime katılma, bireysel ve mahrem ortamları da içeren, yaşamın her alanı ile içice geçmiş, yaşamın her boyutunun yankılandığı  ortam, araç ve yapılar bütünüdür.
Ülkemizin  internet yasakları, matbaanın ve bilimsel düşüncenin geç gelmesini çağrıştırmaktadır.

Ülkemizin özgürlükleri ve yurttaşı esas alan, katılımcı bir yaklaşımla internetin sorunlarına çözüm aramasını öneririz. Devletin yurttaş adına  neyin “kirli bilgi” olduğuna karar vermesini yadırgarız.  Devlet çocukları korumak için tedbirler alır; vatandaşı bilgilendirir; bilinç düzeyini araştıran çalışmalar yapar, vatandaşın mücadele etemesi için araçları üretir, dağıtır; ama kararı vatandaşa bırakır.

Şu anki haliyle uygulamalar, yasal gözüksede hukuki değil, ve adaleti zedeler bir konumda. Yasakların çoğu 5651 nolu yasa kapsamında,  idari bir kurul tarafından verilmekte; mahkemelerin verdiği  kararların büyük çoğunluğuda (5651 içi ve dışı), bilirkişi incelemesi yapılmadan, savunma alınmadan koruma tedbiri olarak alınmakta, ama bir yargılama  yapılmadan sürekli uygulanmaktadır. Hukukçularımıza ciddi  bir Bilişim Eğitimi vermediğimizden, pek çok hakimimiz,  tek bir kitab nedeniyle koca bir bir kütüphaneyi yasaklamakta sakınca görmemekte.  Muhtemelen pek çoğu bunun mümkün olduğunu bilmiyor. Yasaklamalar, zanlıyı değil, onun  komşularını ve  bütün Türkiye’yi; kendini geliştirmek isteyen, fikirlerini ifade etemek isteyen, politikaya bulaşmak isteyen yurttaşlarımızı  cezalandırmayı  tercih etmektedir.

Çözüm Arayışları

Ülkemizin yasakçı refleksten kurtulmasının uzun ince bir yol olduğunu düşünüyor ve çözüm önerilerini aşamalı olarak sunmaya çalışacağız.

ACİL: Nesne temelli filtreleme ve yönetmelik değişikliği.

Nesne Temelli Filtreleme
Yasaklama kararı genelde zararlı bulunan birkaç nesne  yüzünden veriliyor. Mevcut yönetmelik tüm webi alan adı temelli ve IP temelli  yasaklamayı  öneriyor.    Bu bir çocuk porno webi için anlamlı olabilir.  Ama, blogger.com,  youtube.com, geocities.com, alibaba.com, wordpress.com gibi yerlerde bu çok büyük ölçüde adaletsiz; ve suçsuz kişi ve nesnelerin cezalandrılması ile sonuçlanmakta. Halbuki nesne temelli filtremele yöntemiyle, sadece  ilgili  nesneleri yasaklıyabiliriz.  Örneğin youtube.com‘un bir yılı aşkın kapalı kalmasına neden mahkeme kararı 10 tane video’da Atatürkle ilgili zararlı içerek bulması. BTK nesne temelliyi hayata geçirseydi, youtube yasağını hiç yaşamayacaktık.
Teknik olarak yapılması gereken, ülkeden çıkan paketleri bu iş için düzenlenmiş bir sunucuda incelemek ve içinde “zararlı nesne”  adresi (URL) içeren paketleri çöpe atmaktır. Şimdi yapılan ise bu tür paketleri, yasak sayfasına yönlendirmektir. Bu iş için ayrı sunucu(lar) kurmak, üzerine uygun yazılımlar kurmak gerekir. Bu iş için kullanılabilecek pek çok açık kaynak yazılım vardır. Doğrusu bu açık-kaynak yazılımları, yüksek başarım için, uyarlamaktır. Bunun maliyetinin bir kaç milyon TL ölçüsünde olduğunu düşünüyorum. Bu konuda bağımsız bir kaç ekibe yapılabilirlik araştırması yaptırmak ve sonuçlarını uzmanların, STK ve özel sektörün katıldığı kamuya açık bir toplantıda tartışmaktır. BTK bunu yapabilecek, idari, teknik ve mali yetki ve beceriye sahiptir.
Tanımım Berraklaşması
Youtube örneğine dönersek, yasaklamaya neden olan 10 video’dan 9′u kalkmış durumda. sadece tek video için, “Bu video ABD yasalarına göre ifade özgürlüğü sınırlarında” olduğu için tamamen kaldırılmıyor. Ama, o nesneye Türkiye’deki IP’lerden erişmek mümkün değil. Bir başka deyişle, İnternetin Türkiye’den gözüken yüzünde bu video gözükmüyor. Youtube ve benzeri firmalar, ülkelerin bu tür hassasiyetlerine sıcak bakıyorlar; ülkelerin bu tür isteklere uyuyorlar. 5651 nolu yasa ve ilgili yönetmelik, ilgili nesnenin yayından kaldırılması halinde yasağın kalkacağını söylüyor. Bu maddeleri yeniden yazarak, yayının  İnternetin Türkiyeden görüntüsünden (İzdüşümünden) kadırılması halinde yasağın kaldırılmasını belirterek, bu andaki youtube yasağı da ortadan kalkar. Bir Türk mahkemesinin kararı doğal olarak Türkiye İnternet Uzayı ile sınırlıdır. Bunun ötesine uluslarası hukukun kapsamına girer.
Orta vade:  uzmanlık mahkemeleri ve co-regulasyon
WordPress.com,  blogger.com gibi  milyonlarca bağımsız altwebi içeren weblerde, “zararlı” bulunan bir ya da birkaç webi yasaklamak mümkünken,  milyonlarca webi yasaklamak biraz kötü niyetden biraz da bilgisizlikten kaynaklanmıştır.  Yasaklamalar,  ülkeninin herhangi mahkemesinde verilebilmektedir; pek çok yasaklama Silivri, Gebze ve Blogger.com ise  Diyarbakır mahkemesince verilmiştir. Karar aşamasında bir bilirkişiye başvurulmuyor ve karar genelde dosya  üzerinden veriliyor. Bu nedenlerle az sayıda, 1-2 tane, büyük şehirlerde  bu konuda uzmanlaşmış mahkemeleri  öneriyoruz. Bu içtihat oluşana kadar çalışacak  bu uzmanlık mahkemeleri geçici olmasını öneriyoruz. Bu mahkemelerin geniş bir bilirkişi  desteği olması konunun çeşitli boyutları ile  temas içinde olması ama bağımsız kararlarını vermelerini öneriyoruz.
Zararlı içerikle mücadeleyi  kamu yetkilileri ile değil, sivil yapılarla yapılması Avrupa Konseyinin yıllardır  önerdiği bir yöntemdir. AB komisyonunda bunu desteklemektedir.  İlgili  Sivil Toplum örgütlerinin, kamu ve üniversitelerle  dirsek teması ile henüz yasal zemine oturmamış ve oturması kolay olmayan konularda iş birliği ile  bu tür içeriğe erişim engellemesi yapılmaktadır.  Bu engelleme, çocuk pornosu, intihara teşvik gibi çok  sınırlı bir  alanda yapılmasıdır.  Örneğin Almanyada  Servis Sağlayıcıları Birliği, bu  tür şikayetleri ciddi olarak inceliyor, ve kaldırtabiliyor. Youtube benzeri yerlerde  yayınlanan  ülkemizin hassas olduğu konuları sivil  yapıların kaldırması çok daha kolaydır.  Hele  bunu  sadece İnternetin  Türkiye’den görünen  yüzünde kaldırmak çok hızlı yapılabilecek bir şeydir.  Abant’ta Ankara Barosu,  Türkiye Bilişim Derneğinin öncülüğünde yapılan  toplantıda bu gündeme gelmişti. Bu yönde  sivil toplum hevesli, ama kamu henüz alışkanlıklarını kıramıyor.

Uzun Vade: İfade Özgürlüğü ve özgür birey temelli çözüm

AB’ye katılmayı hedefleyen bir Türkiye’nin  interneti matbaada olduğu göz ardı etme lüksü yoktur.  Bu nedenle ifade özgürlüğü ve  özgür bireyi  temel alan çözümler peşinde koşmalıyız. Toplumun ve özellikle kamu yönetiminin yasakçı refleksten kurtulması vakit alacaktır.  Demokratik bir ülkede devletin tüm vatandaşları zararlı ve kirli bilgiden koruması söz konusu olamaz. Neyin kirli, neyin temiz olduğunu vatandaş özgür ifadesi ile karar verecektir. Devletin, vatandaş adına karar verdiği  toplumlar otokratik ya da faşist devletlerdir.  Devletin vatandaşı bilgilendirmek, bu konuda kendini koruyacak, kendi kararın yardımcı olacak araç, ortam ve olanakları sunması anlamlıdır. Sivil toplum kuruluşlarının yeşermesini teşvik edebilir.  Zararlı içeriği, vatandaşın bilgisayarı/cep  telefonu düzeyinde  tespit edecek,  engelleyecek  araçların gelişmesini teşvik, bu konuda yarışmalar yapabilir, alternatif araçların ücretsiz  dağıtılmasını  teşvik edip, sağlayabilir.

İnternet Uluslar arası ve çok hızlı  değişen bir araç, ortam ve yapılar topluluğudur.  Uluslararası camia ile birlikte, özgürlükçü ve bireyi esas alan bir felsefede bu gelişmelere yaklaşmalı, kısa vadeli   reflekslerle  değil  uzun vadeli insanlığın geleceğini esas almalıyız.  Bu kapsamda hukuk camiasına yönelik bilişim kültürünü vermek,  bilişim dünyasına  hukuk kültürünü  vermek, bu iki camiayı  sosyal bilimcilerle birlikte  interneti nasıl geliştiririz, demokrasimizi ve toplumsal kalkınmamızı  nasıl hızlandırırız konularını tartışan, çözüm arayan ortamlar oluşturmalıyız. İnternetden korkan  bir refleksin ürünü olan 5651′i kaldırıp,  yönetişim ilkeleri ile ilgili tüm tarafların katılımı ile özgürlüğü temel alan  düzenlemelere gitmeliyiz.

İnternet Yaşamdır !

http://inetd.org.tr/Bildirge/

“İnternet düşmanlığı ‘GOOGLESITES’ı da vurdu!”

Temmuz 2, 2009

02.07.2009 09:37:00

Denizli 2. Sulh Ceza Mahkemesi, binlerce siteyi içeren GoogleSites’ı erişime kapattı.

Google’ın kullanıcıların kendi web sitelerini yapabilmelerini sağlayan hizmeti GoogleSites’e Türkiye’den erişim bir yerel mahkeme kararıyla engellendi. Karar Google Sites’ın içerdiği tüm web sitelerini kapsıyor.

Denizli 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 24/06/2009 tarih ve 2009/392 nolu KORUMA TEDBİRİ kapsamında kapatıldığı bildirilen sitenin kapatılma kararının gerekçesi konusunda herhangi bir açıklama yapılmadı.

Alternatif Bilişim kapatma kararını “Dünyayı saran ağ, dikenli tel olmasın!..” sloganıyla eleştirdiği açıklamada internet kullanıcılarını “Telekomünikasyon Daire Başkanlığı’na faks, eposta ve telefon ile tepkilerini bildirme”ye ve GoogleSites’da sitesi bulunanları da “itiraz etmeye” çağırdı.

Alternatif Bilişim talep edildiği takdirde başvuranlara “itiraz dilekçesi ve izlenecek hukuki süreç gibi konularda hukuki yardımda bulunabilecek”.

Kuruluşun verdiği bilgiye 23 Kasım 2007′den, 11 Mayıs 2009′a kadar geçen sürede 2601 site erişime kapatıldı. Youtube.com 5 Mayıs 2008′den beri kapalı. WordPress.com, geocities.com, myspace.com, DailyMotion.com, alibaba.com gibi milyonlarca insanın üye olduğu siteler de kapatmalardan nasibini aldı.

Alternatif Bilişim yasaklamaların “Türkiye’yi yönetenlerin internete yaklaşımlarının göstergesi” olduğuna işaret ettiği açıklamada “Türkiye uluslararası yayın yapan internet sitelerinden kendi yasalarına uymasını beklemekte, tüm yer sağlayıcılarından Türkiye’ye kayıt olmalarını istemektedir,” dedi.

“Düşüncelerin özgürce ifade edilebileceği bir alan olan internette, resmi görüşün dışında kalan içerikler ve bu içerikleri barındıran siteler bir bir kapatılıyor. Düşüncenin kendisine bulduğu bu görece özgürlük alanı da, bir hukuk faciası ile katlediliyor. “

İnternete erişim ve interneti etkin bir biçimde kullanmanın “artık en temel haklarımızdan birisi” olduğuna dikkat çeken Alternatif Bilişim “bu hakkımıza sahip çıkma”ya ve duyarlık için, “başta bilişimcileri, hukukçuları, gazetecileri ve tüm internet kullanıcılarını yasaklara karşı etkin bir biçimde mücadele etmeye, tepki göstermeye” çağırdı… (bianet)

Michael Jackson öldü..

Haziran 27, 2009

61

Michael Jackson

1958 – 2009

Michael Jackson hayatında ne ses eğitimi aldı ne de dans eğitimi..

İşte YETENEK böyle bir şey.. gözümüze gözümüze sokuyor kendisini..

İnanmıyorsanız,  MTV de bütün gün sürekli olarak yayınlanan Michael Jackson Tribute’ a bir bakın..

Arada sırada hatırlayalım ve kendimizi ‘eğitimci’ olarak o kadar da ciddiye almayalım.. FS